Covid-19 Sürecinde Beslenme


Yazı Boyutunu Değiştir

+ -

Covid-19, birden fazla organ sistemini tahrip eden bir virüstür. Virüsün bulaşması ve üremesi büyük oranda bağışıklık sisteminin gücüne bağlıdır.

Covid-19’un tedavisi veya önlenmesi için kullanılabilecek spesifik bir besin yoktur. Virüsten korunmada önemli olan, duygusal yeme problemleri varsa bunlarla baş etmek, düzenli uyku, düzenli fiziksel aktivite ve en önemlisi düzenli beslenmeyle birlikte bağışıklık sistemini güçlendirmektir. Basit uygulamalarla hem evde bulunduğumuz bugünlerde kilo alımını engelleyip hem de bağışıklık sistemimizi güçlendireceğiz.

Duygusal Yeme

Duygusal yeme, stres durumlarında ortaya çıkan, yüksek karbonhidratlı ve/veya yüksek yağlı yiyecekler tüketilmesiyle beyinde “mutluluk hormonu” olarak adlandırılan hormonların salgılanmasını uyaran yüksek kalorili ve çoğu zaman bağımlılık yaratan besinlerin tüketilmesiyle karakterize bir yeme bozukluğudur diyebiliriz. Covid-19 pandemi olarak ilan edildikten sonra girdiğimiz karantina süreci, psikolojik olarak etkilenmeye ve çok şekerli, çok yağlı besinleri tüketmemize sebep olmuş olabilir. Fakat kilo alınması dışında daha büyük bir problem bu besinlerin bağımlılık yapıyor olması. Bu yüzden bu besinler yerine aynı etkiyi yaratacak sağlıklı alternatifleri tüketilerek duyulan yoksunluk giderilebilir. Beyinde mutluluk hormonunun salgılanmasına sebep olan besinlere ; bulgur, nohut, hindi eti, balık, süt ve süt ürünleri, muz, ananas, erik, ceviz, fındık, kuru meyve, ıspanak ve yumurta örnek verilebilir.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirme

Covid-19, bağışıklık sistemi kuvvetli olan insanlarda belirti vermeden bile atlatılabiliyor. Bu yüzden bağışıklık sistemi güçlendirmesi önemli bir nokta.

Bu dönemde, kaliteli ve yeterli protein tüketimi mutlaka sağlanmalıdır. Yukarıda belirtildiği gibi hem “mutluluk hormonu” salgılanmasına yardımcı olması sebebiyle hem de immün yanıtla alakalı proteinlerin yapımında kullanılması sebebiyle proteinler, covid-19 döneminde beslenmede bizim için önemli yere sahip.

Omega-3 yağ asitleri, bağışıklık sistemi için önemli olan diğer bir besin ögesidir, oksidatif stresi E vitamini içermesi sebebiyle azaltır. Covid-19 döneminde, diyetle haftada 2-3 defa  tüketilen balık ve diğer su ürünleri omega-3 alımının sağlanması için yeterlidir. Balık yağı da önerilebilir fakat besinlerle sağlanması daha çok tercih edilir.

D vitamini, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici özellikte olan bir vitamindir, güneş ışığıyla sentezlenir. Covid-19 sebebiyle dışarıya çıkılamadığı, güneş ışığı direkt olarak alınamadığı için eksikliği görülebilecek ve desteklenmesi gereken bir vitamindir. Bunun için, güneşin dik geldiği öğlen vakitlerinde, özellikle kol ve avuç içlerini evin güneş gören bir yerinde yarım saat kadar güneşlendirmek yeterli olacaktır.

Antioksidan vitaminlerin kullanılması da bağışıklık sistemi için önemlidir. A, E ve C vitaminleri antioksidan vitaminler olarak tüketilmelidir. Sigara içenlerde, c vitamini normale göre 2 kat daha fazla alınmalıdır. Balık karaciğeri ve balık yağı, karaciğer, süt ve süt yağı, yumurta sarısı; sarı, turuncu, yeşil renkteki sebze ve meyveler, omega 3 yağ asidi, maydanoz, kuşburnu, turunçgiller, yeşil biber, kızılcık ve çilek gibi yiyecekler tüketilerek antioksidan vitamin alımı da arttırılmış olur.

Prebiyotikler ve probiyotikler, bağırsak sağlığı için ve dolayısıyla bağışıklık sistemi için önemli bileşenlerdir. Probiyotikler, bağırsaklarda bulunan yararlı bakterilerdir. Bu bakteriler; yoğurt, kefir, ayran, peynir, tarhana gibi besinlerle vücuda alınabilir. Prebiyotikler ise probiyotiklerin beslenmesi için kullanılan, sindirilemeyen karbonhidratlardır. Pırasa, yer elması, bamya, enginar, kereviz gibi sebzelerle kara buğday, kepekli pirinç, keten tohumu gibi tahıllar prebiyotik özelliktedir. Bu besinlerin tüketilmesi ve bağırsak sağlığının korunması, covid-19 sürecinde beslenme konusunda yapılması gereken belki de en önemli şeydir.

Uyku

Son maddemiz ise uyku. Düzenli uyku, hem kilo kontrolünde hem de bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesinde etkilidir. Bunun için, melatonin hormonunun salgılanmasını uyaracak muz, kök ve yaprak sebzeler, kiraz, badem, süt ve süt ürünleri tüketimi önerilir. Uyku konusunda diğer önemli bir nokta, saat 21.00’dan sonra ekranla temasın minimuma indirilmesi ve sarı ışık kullanılmasıdır.